Mobirise landing page generator

İŞİTME

ODYOLOJİK DEĞERLENDİRME YÖNTEMLERİ

Tüm yaş grupları için uygun işitme değerlendirme yöntemleri vardır. Amaç işitme kaybı olup olmadığı, varsa tipi ve derecesinin ne olduğunu belirlemektir.  Bunun için objektif ve subjektif test yöntemleri kullanılır. Subjektif yöntemler hastanın işitsel uyarana verdiği, bilinçli davranışsal yanıtları içerir. Bu Objektif yöntemler ise kulak, işitme siniri ya da beyindeki işitme alanlarından elektronik cihazlar aracılığı ile yapılan kayıtları içerir. İşitme testlerinden güvenilir yanıt alabilmek için; testin yapıldığı ortam, test yapan kişi ve kullanılan cihazlar önemlidir.

  • Saf Ses Odyometrisi ve Konuşma Testleri

Bireyin işitme hassasiyetini belirlemek için yapılır. Pes ve tiz tonlar arasında sınırları belirlenmiş frekans alanlarında ölçüm yapılır. Odyometre adı verilen cihazla üretilen, kulağın özel frekans alanlarını ayrı ayrı uyarabilen saf sesler kullanılır. Test sonucunda bireyin işitme hassasiyetinin normal sınırlarda olup olmadığı, işitme kaybı varsa çok hafif dereceden-çok ileri dereceye kadar hangi sınıflamada yer aldığı belirlenir.
Konuşma Testleri
Odyolojik değerlendirmenin ikinci aşamasıdır. Konuşmayı anlama seviyesi ve konuşmayı ayırt etme değerlendirilir. İşitme kaybının doğası ve özelliklerinin anlaşılması için önemli bir aşamadır. Test odasında önceden hazırlanmış konuşma test materyalleri kullanılarak uygulanır.

Detay
İşitme Kayıpları
İşitme yollarının herhangi bir aşamasında oluşan bozukluklar nedeniyle çevredeki seslerin algılanmaması ya da belirli derecelerde azalmasıdır. İşitme kaybı doğumsal ya da sonradan edinilmiş olabilir. İşitme yollarındaki bozukluğun yerine göre ve derecesine göre sınıflama yapılır.

Çevremizdeki sesler kulak kepçesi tarafından toplandıktan sonra dış kulak yolundan geçerek kulak zarına ulaşır. Kulak zarında oluşan titreşim orta kulak kemikçiklerinin hareketi ile akustik sinyali alma ile görevli hücrelerin bulunduğu iç kulak bölümüne ulaşır. Burada akustik sinyal elektriksel sinyale dönüştürülür ve işitme sinirine iletilir. İşitme siniri sinyali beyin sapına ulaştırır. Sinyalin buradan subkortikal yollar ve serebral korteks denilen beyin bölgelerine ulaşmasıyla işitme gerçekleşir. Akustik  sinyal izlediği yol boyunca ayırt edilmesi ve işlemlenmesi için uygun hale getirilmek üzere değişikliğe uğrar. İşitme yollarının herhangi bir bölümünde oluşacak bir problem sistemin bozulmasına ve sesin algılanmasına engel olur ve işitme kaybı dediğimiz durum meydana gelir. İşitme kayıpları, problemin işitsel sistemin hangi kısmını etkilediği ve hangi ölçüde etkilediğine bağlı olarak farklı tip ve derecelerde olur. Uygulanacak tedavi ya da terapi yaklaşımı işitme kaybının özellikleri anlaşıldıktan sonra belirlenir.

İşitme kaybı dereceleri

Yukarıdaki grafikte işitme kaybının derecesine göre çok hafif dereceden, çok ileri dereceye kadar sınıflaması görülmektedir. Çoğunlukla işitme kaybı pes ve tiz ses bölgelerini yani duyduğumuz frekans aralığını farklı derecelerde etkiler. Bazen 1kHz altındaki pes seslerde kişi normal işitmeye sahipken, 1  kHz sonrasında tiz seslere doğru gidildiğinde ileri derecede işitme kaybı olabilir.
Benzer işitme kaybı dereceleri olan iki kişinin işitme kaybından gördüğü etki çok farklı olabilir. Benzer eşik değerleri ya da saf ses ortalaması olan kişilerden biri konuşmayı anlamakta çok zorlanırken bir diğeri sadece belirli durumlarda zorluk yaşayabilir. Burada işitme kaybı yapan sebep, konuşmayı ayırt etme merkezlerinin ne kadar etkilendiği, işitme kaybının süresi gibi birçok faktör belirleyici olur.

Patolojiye göre işitme kaybı sınıflaması
İletim Tipi İşitme Kayıpları: Dış kulak yolu, kulak zarı ve orta kulak sisteminde ses iletimini engelleyen patolojilerin sebep olduğu işitme kayıplarıdır. Gelen sesin elektriksel sinyallere dönüştürülerek işitme sinirine gönderildiği iç kulakta işitme normaldir. Ancak sesin iç kulağa iletilmesi engelleyen bir problem vardır. Kulak zarında yırtılma, kulak kiri birikimi, orta kulak kemikçiklerinin kireçlenmesi, orta kulak iltihabı, otoskleroz hastalığı, orta kulak kemikçik zincirinde kopukluk, dış kulak yolu, kulak kepçesinin doğumsal anomalileri, tümörler, kolesteatom, mantar enfeksiyonları, timpanoskleroz, miringoskleroz gibi hastalıklar oluşur. İletim tipi işitme kayıplarının ilaç ya da ameliyatla tedavisi mümkün olabilir. İlaç ya da ameliyatla tedavi edilemeyen ya da bu yöntemlerin kullanılması uygun olmayan veya tercih edilmeyen durumlarda işitme cihazları kullanılır.
     Yandaki odyogram otoskleroz hastalığında sık görülen bir odyogram örneğidir.  Yuvarlaklarla ifade edilen hava yolu eşikleri dış-orta ve iç kulak yolunu takip ederek giden sese ait hastanın duyabildiği seviyeyi gösterir. “ [ “ sembolü ile ifade edilen eşikler ise hastanın problemli olan orta kulak bölgesini dışarıda bırakıp doğrudan iç kulağa ses gönderilmesi ile elde edilen işitme seviyesidir. Orta kulak kemikçiklerinden stapes kemiğinin hareketini kısıtlanması sonucunda orta kulak mekanizması görevini tam olarak yapamaz ve iç kulağa geçen ses seviyesinde azalma olur.

Sensorinöral İşitme Kayıpları: İç kulak ya da işitme sinirinden kaynaklanır. İç kulak gelen akustik sinyalin elektriksel sinyallere dönüştürüldüğü, frekans çözümlemesinin yapıldığı ve işitme sinirine iletildiği kulak bölümüdür. İşitme siniri ise iç kulaktan aldığı elektriksel bilgiyi yine frekans, şiddet ve zamansal özelliklerine göre daha üst merkezlere taşır.
Sensorinöral işitme kaybı nedenleri; kalıtımsal hastalıklar, anne karnında, doğumdan sonra geçirilen enfeksiyonlar (kızamıkçık, kızamık, kabakulak, CMV, influenza ve parainfluenza virüsleri, varicella zoster, çiçek poliomyeliti, adenovirüs enfeksiyonları, herpes, menenjit, sifiliz), ototoksik ilaç kullanımı, doğumda oksijensiz kalma hiperbiliuibinemi, prematür doğum, düşük doğum ağırlığı, mekonyum aspirasyonu, doğumsal kalp hastalıkları, santral sinir sistemi bozuklukları ( hidrosefali, hipoksik ensefalopati), menenjit, Edinilmiş Bağışıklık Eksikliği Sendromu, Bakteriyel sepsis, kulak ve kafa travmaları, gürültüye maruz kalma, yaşa bağlı işitme kayıpları ( presbiakuzi), tümörler, Meniere Hastalığı, Ani işitme Kaybı, Genişlemiş Vestibüler Aquaduct Sendromu, Endokrin hastalıklar ( Diabetes Mellitus, hipotroidi), Multiple Skleroz, Hipertansiyon ve Vertebrobaziler Yetmezlik, Otoimmün Hastalıklar
      
Yukarıdaki odyogram presbiakuzisi ( yaşa bağlı işitme kaybı) olan bir kişiye aittir. İşitme kaybının nedeni, iç kulaktaki sese duyarlı hücrelerin harabiyetidir. Burada kişi odyogramın sol tarafında gösterilen pes sesleri daha iyi duyarken,sağ tarafında gösterilen tiz sesleri duyma düzeyi azalmıştır. Bu durum özellikle konuşmaları ayırt etmede zorlanmaya neden olur. Hastaların en belirgin şikayeti “duyuyorum ama anlayamıyorum” olur.

   Yandaki odyogram “Méniѐre Sendromu” durumunda sık karşılaşılan işitme kaybını göstermektedir. Méniѐre Sendromu iç kulak sıvılarının aşırı miktarda artması sonucu, baş dönmesi atakları, işitme kaybı ve kulak çınlaması şikayetlerinin bir arada ortaya çıktığı durumdur. Baş dönmesi ataklari ani başlangıçlıdır ve 20 dk ile 24 saat arasında sürebilir. Mide bulantısı ve kusma eklenebilir. İşitme kaybı başlangıçta baş dönmesi ataklarının olduğu zaman olur. Hastalığın ilerleyen dönmelerinde ise kalıcı hale gelebilir. Özellikle pes sesleri tutan iç kulak kaynaklı işitme kaybı Méniѐre Hastalığında tipik bir bulgudur. Kulak çınlaması hastadan hastaya değişiklik gösterir. Devamlı ya da aralıklı olabilir. İşitme kaybı ve kulak çınlaması ile beraber kulakta dolgunluk hissi de olabilir.

Sensorinöral işitme kayıplarının tedavisi için İşitsel rehabilitasyon uygulanır. İşitsel rehabilitasyon İşitme cihazı, işitme cihazlarının yetersiz olduğu durumlarda Koklear İmplant / Beyinsapı implantı uygulaması sonrasında adaptasyon ve İşitme Eğitimi aşamalarını içerir. Amaç mevcut işitme duyusunun, sözel iletişimde en verimli şekilde kullanılmasını sağlamaktır.  

Mikst Tip İşitme Kayıpları
İletim tipi ve sensorinöral işitme kayıplarının bir arada görüldüğü kayıplardır.

Santral işitme Kayıpları              
Beyin sapından beynin işitme ile ilgili merkezlerine kadar olan bölge ile ilgili patolojiler sonucu oluşur. Konuşmayı anlama zorluğu ile karakterizedir.
Santral İşitsel İşlemleme Bozuklukları
Beyindeki işitme merkezlerinden kaynaklanan işitme bozukluklarıdır. Santral sinir sistemine ulaşan işitsel bilginin taşıdığı anlamının çözümlenmesindeki zorluktur. Dolayısı ile işitsel bilginin iletişim ve öğrenme için kullanımında zorluk vardır.
Zayıf dinleme becerisi, verilen yönergeyi takip etmekte zorluk, kısa süreli hafıza eksikliği, gürültüde anlamada zorluk, söylenenleri yanlış anlama, özellikle art arda gelen konuşmaları anlamada zorluk, sözel uyarılara gecikmiş olarak ya da yavaş cevap verme gibi sorunlar olduğunda Santral İşitel İşlemleme Bozuklukları akla gelebilir.

  • İşitsel Nöropati Spektrum Bozukluğu

İşitme siniri ve işitme siniri ile bağlantı yapan içi kulak hücreleri ile ilgili bozukluktur. Periferik işitme olarak adlandırılan, işitme sinirine kadar olan bölgede işitme normal olduğundan hastanın sese tepkisi vardır. Ancak ses daha üst merkezlere ulaştırılırken iletimde senkronizasyon bozukluğu oluşur ve beyne anlamlı bir ses mesajı ulaşmaz.
Konuşmayı ayırt etmede zorluk, özellikle gürültüde konuşmayı anlayamama, sözel yönergeleri takip edememe, dinleme becerilerinde zayıflık, konuşma ve dil bozuklukları bu bozukluğun bulguları olabilir. 
                                                                                                             

  • Çocuk Odyometrisi (Çocuk,  Bebek İşitme Testi)

Çocuklar, verilen yönergeleri izlemede yetişkinden farlıdırlar ve dikkat süreleri daha kısadır. Çocuklara davranışsal işitme testleri uygulanırken, dikkatlerini gönderilen işitme uyarına toplamak ve doğru cevabı alabilmek için oyun odyometrisi yöntemleri geliştirilmiştir. Çocuk odyometrisi için yetişkin işitme testleri için gerekenden daha büyük sessiz odalar ve ek araç gereç gerekir. Ayrıca çocuk ya da bebeğin sese verdiği tepkileri doğru gözlemlemek için bu konuda tecrübeli odyologların testi yapması önemlidir. 
Detay
 Oyun Odyometrisi
Bir oyun aktivitesi ile işitme eşiklerinin belirlenmesidir. 2.5-3 yaşından itibaren yapılabilir. Çocuğa sesi dinleme ve duyduğu zaman yanıt verme davranışları öğretilir. İlgisini korumak ve yanıt almayı kolaylaştırmak için çocukların ilgisini çeken ancak hedeflenen davranıştan uzaklaştırmayacak oyuncaklar kullanılır. Bu yöntemle frekansa özgü hava ve kemik iletimi işitme eşikleri her iki kulak için ayrı ayrı ya da işitme cihazlı olarak belirlenebilir.
Görsel Pekiştireç Odyometrisi
Zamanında doğmuş bebeklerde 5-6 aydan sonra uygulanabilen bir test yöntemidir. Kulaklıkla ya da test kabini içine hoparlörle verilen işitsel uyaranla beraber görsel pekiştireçler vererek çocuğun  davranımının ( baş çevirme, görsel pekiştirece bakma) sese şartlanmasıdır.
Görsel pekiştirme odyometrisi ( VRA)

 

  • İmmitans Odyometrisi

Dış kulak yolundaki basıncın değiştirilmesi yoluyla, kulak zarı ve orta kulak fonksiyonlarının değerlendirilmesidir. Bu test yöntemi ile östaki tüpü fonksiyonu ve akustik refleksler yoluyla iç kulaktan sonraki işitme yolları ile fasiyal sinir değerlendirilmesi de yapılabilir.

3.1Geniş Bant Timpanometri
Akustik immitansmetri ölçümünde yeni bir yaklaşımdır. Günümüzde yaygın olarak kullanılmaya devam eden timpanometrelerde 226 Hz ve 1000 Hz frekanslarında uyaran gönderilebilmektedir. Geniş bant timpanometide ise 226 ve 8000 Hz aralığındaki klik uyaran ile ara frekansları da kapsayan timpanogramlar kaydedilir. Averajlanmış timpanogramlar sayesinde diğer yöntemin sınırlı kaldığı durumlarda da kayıt yapılır ve orta kulak patolojileri hakkında daha fazla bulguya ulaşılır.
Detay
   

3.2Timpanometri
Dış kulak yolundaki basınç değişikliği sırasında kulak zarının akustik uyarana cevabının hareketi ölçülerek timpanogram adı verilen grafik çizdirilir. Timpanogram kulak zarı ve orta kulakla ilgili objektif bilgi verir. 5 tip timpanogram vardır. Timpanogram tipleri yukarıdaki grafikte gösterilmiştir.
Tip A : Normal orta kulak fonksiyonunu gösterir.
Tip Ad: Orta kulak kemik zincirinde kopukluk olduğunda, kulak zarı çok esnek olduğunda görülür.
Tip As: sert ya da kalın kulak zarında, kemikçik zincir hareketliliğinin azaldığı durumlarda ( otoskleroz, kemikçik zinciri fiksasyonu) görülür.
Tip C: Orta kulakta atmosfer basıncının altında basınç ( negatif basınç)olduğunda, orta kulakta kısmi sıvı birikimi olduğunda görülür.
Tip B : Kulak kanalı tıkanması, perfore kulak zarı ( kulak zarında delinme), koleateatoma ve orta kulak tümörlerinde görülür.               

3.3.Akustik Refleks Testi
İmmitans odyometrisi içinde bulunan bir test yöntemidir. Akustik refleks kulağı yüksek verebileceği zarardan korumak için oluşan refleks mekanizmasıdır. Orta kulakta bulunan iki tane kasın kasılması ile oluşur. Bu refleksin oluşmasında, dış-orta-iç kulak yapıları, işitme siniri, fasial sinir ve beyin sapında bulunan bazı merkezlerin katkısı vardır. Uygun eşiklerde elde edebilmek için tüm bu sayılan sistemin sağlıklı olması gerekir. Bu nedenle işitme kaybına neden olan patolojinin yerinin ayırt edilmesinde yararlı bilgi sağlar.  Ayrıca yüz felci durumunda da bilgi sağlar.
                3.4Refleks Erime ( Refleks Decay)
İşitme sinirini tutan ve etkileyen tümöral patolojilere tanı koyabilmek için uygulanan bir testtir. Orta kulak kaslarından stapedius kasının kasılmasını sürdürebilme yeteneği ölçülür.
                3.5.Östaki Fonksiyon Testleri
Kulak zarının arkasında kalan orta kulak boşluğu içi hava dolu bir boşluktur. Ses iletimin iyi bir şekilde sağlanabilmesi için buradaki hava basıncının atmosferik basınçla eşitlenmesi gerekir. Bu görevi orta kulak ve bunun arka kısmı arasında uzanan östaki tüpü yapar. Östaki tüpünün açılıp kapanması ile ilgili problemler sonucunda, önce kulakta hava basıncı azalması, tıkanıklık hissi ve devam etmesi durumunda seröz sıvı birikimi olur. Otoskopik muayenede sıvı birikimi görülebilir. Ncak otoskopik muayenenin normal olduğu ancak timpanogramda orta kulakta yetersiz basınç görüldüğü durumlarda östaki fonksiyon testlerini yapmak yararlı olabilir.

  • Otoakustik Emisyon Testi

İç kulakta bulunan işitme hücrelerinden kaynaklanan çok küçük şiddetteki ses dalgalarının, dış kulak yoluna kulak zarının önüne koyulan küçük bir mikrofonla toplanıp kaydedilmesidir. Objektif bir test yöntemidir. İşitme kaybının nereden kaynaklandığını anlamak için değerli bilgi sağlar. Yenidoğanlarda işitme değerlendirmesi yapılırken de kullanılır.

  • Elektrofizyolojik Test Yöntemleri
    • ABR/ BERA (İşitsel Uyarılmış Beyinsapı Cevapları) : İşitsel uyaranlara karşı işitme sinirinde oluşan cevapların kaydedilmesidir. Test uykuda ya da çok hareketsiz olma durumda yapılır. Kafa üzerine yerleştirilen elektrodlar ile kulaktan verilen sese karşı oluşan cevaplar toplanır. Hastanın katılımı gerekmez. Hastadan yanıt almayı gerektiren davranışsal testlere uyum gösteremeyen hastalar ya da bebeklerin işitme değerlendirmesi yapılırken, işitme siniri ile ilgili problemlerin değerlendirilmesinde kullanılır.

Detay
ABR Testinin kullanıldığı durumlar

  • Davranışsal odyometrik testlerin uygulanamadığı, bebekler, küçük çocuklar, bilinç ve motor problemi olan kişilerin işitme değerlendirmesini yapmakta
  • İşitme siniri ile ilgili işitme kayıplarını değerlendirmekte
  • İşitme siniri ya da beyin sapındaki tümörlerin tanısında
  • Ameliyat sırasında işitme sinirinin fonksiyonunun izlenmesinde kullanılır.

5.2.Orta ve Geç Latanslar: Santral işitsel sinir sistemi denilen beyinsel işitme problemlerinin tanımlanabilmesi için yapılan testlerdir. ABR testine benzer şekilde kayıt yapılır. Özellikle dil bozukluğu olan çocukların değerlendirilmesi ve terapi süreçlerinin izlenmesinde faydalı olmaktadır.

 

İŞİTME KAYBI REHABİLİTASYONU
İşitsel rehabilitasyon, işitme kayıplı kişilerin mevcut işitmelerini sözel iletişimde en etkili şekilde kullanmaları amacıyla yapılan çalışmaları içerir. Öncelikle hastanın azalmış olan işitmesi işitme cihazları/işitme implantları ile desteklenmelidir.

  • İşitme Cihazları ve İşitme İmplantları
    • İşitme Cihazları

İşitme kaybı olan bireylerin mevcut işitme duyularını sözel iletişimde en verimli olacak şekilde kullanabilmeleri için kullanılan elektronik cihazlardır.
DETAY
İşitme cihazlarının amacı, gelen sesi, bireyin işitme kaybının özelliklerine göre istenilen şiddet seviyesine ulaştırıp, filtreleme, gürültü baskılama gibi teknolojileri kullanarak konuşmanın ayırt edilmesini kolaylaştırmaktır.  İşitme kaybı olan her birey için, yaşam koşullarına bağlı olarak işitme cihazı ihtiyacı olabilir. Hafif dereceden, çok ileri dereceye kadar her seviyede işitme kaybına uygun işitme cihazı seçenekleri mevcuttur. İşitme kaybı duyduğumuz ses aralığının farklı alanlarını etkileyebilir. Bazen pes seslerde bazen tiz seslerde bazı durumlarda da genel olarak tüm alanlarda işitmede azalma olabilir. İşitme cihazları ile bireyin ihtiyaç duyduğu frekans alanındaki işitmesini desteklenebilir. Uygun işitme cihazı seçildiğinde ve uygun alışma süreci geçirildiğinde, işitme cihazları, işitme kayıplı bireylerin yaşam kalitesi yükseltir.
İşitme cihazı seçimi, uygulaması ve ayarları
İşitme cihazı adayı belirlenirken ve uygun işitme cihazını seçerken göz önünde bulundurulması gereken bazı noktalar vardır;

  • İşitme kaybının derecesi
  • İşitme kaybının sebebi ve etkilediği ses aralığı
  • Kulak kepçesi ve dış kulak yolunun durumu
  • Genel sağlık durumu
  • Hastanın iletişim ihtiyaçları ( sosyal durumu, çalışma durumu)
  • Yaş
  • Kişisel özellikler

Uygun işitme cihazı belirlendikten sonra, işitme cihazından gelen sesin hastanın ihtiyaçları doğrultusunda ayarları yapılır.
İşitme cihazı kullanmak tamamen kişisel bir deneyimdir. Uygulanması, ayarlanması ve alışma bir sürece yayılır. Uygun kişiye uygun cihaz uygulandığında ve süreç doğru yönetildiğinde tüm işitme kayıplılar, işitme cihazları/işitme implantlarından fayda sağlayabilirler. Elde edilecek fayda kişiden kişiye değişiklik gösterir.

    • Koklear İmplant

İşitme cihazlarından yarar sağlanamayacak derecede ileri işitme kayıplılar için kullanılan bir yöntemdir. Ameliyatla iç kulağa yerleştirilen elektrodla, kafa derisi altındaki bir parça ve kulağa takılan dış parçadan oluşan, biyonik kulak da denilen bu cihazla ses sinyalleri elektriksel sinyallere dönüştürülerek işitme sinirine verilir. İşitme bu yolla gerçekleşir.  Uygun vakalara, erken dönemde uygulandığında çok başarılı sonuçlar elde edilir.

    • Kemiğe İmplante Edilebilir İşitme Cihazları

Dış ve orta kulak ile ilgili sebeplerden kaynaklanan işitme kayıplarında kemik yolu iletim dediğimiz yöntem kullanılarak ses problemli olan dış ve orta kulak dışarıda bırakılarak doğrudan iç kulağa iletilebilir. Bu amaçla kemik yolu işitme cihazları kullanılır. Kemik yolu işitme cihazlarında görülen sınırlılıklar nedeniyle kafatasına(mastoid kemik) üzerine ameliyat ile implante edilen cihaz alternatifleri de kullanılmaktadır.

  • İşitme Eğitimi ( İşitsel-Sözel Terapi)

İşitsel rehabilitasyonun bir diğer aşamasıdır. Özellikle dili öğrenme aşamasında olan çocukların mutlaka işitsel eğitim almaya ihtiyaçları vardır, tek başına işitme cihazı/işitme implantları takmak yeterli değildir.
Detay
İşitme kayıplı çocuklar için işitme kaybı tanısı koyulup, işitme cihazı ya da koklear implant takıldıktan sonra işitsel-sözel terapi aşaması başlar. Amaç işitme cihazı ya da koklear implanttan gelen sesi çocuğa öğretmek ve sözel iletişimi için kullanmasını sağlamaktır. Aileyi merkeze alan bir yaklaşımdır. İşitme eğitiminin önemli bir parçası aile eğitimidir. Bu eğitim işitme kaybının etkileri, işitme cihazlarının kullanımı, işitme kayıplı çocuk ya da yetişkin ile kurulacak iletişimin özellikleri gibi konuları içerir
Çocuktaki ilerleme, standart testlerle izlenir.
İşitme kaybı olan yetişkinlerde işitme eğitimine ihtiyaç duyabilirler. Bu ihtiyacın oluşmasında işitme kaybının sebebi, işitme kayıplı olarak geçirilen süre gibi faktörler etkilidir.

 

Tinnitus (Kulak Çınlaması) ve Hiperakuzi
Tinnitus dışarıdan bir ses olmadan ses algılanmasıdır. Bir kulakta, iki kulakta ya da kafa içinden duyulabilir. Duyulan ses hastalar tarafından genellikle, çınlama, vızıldama, dalga sesi, ağustos böceği sesi, motor sesi, su sesi gibi tanımlanır. Birçok insan kulak çınlaması hisseder ancak bazıları için kaygı, depresyon, konsantrasyon ve uyku bozuklukları, sosyal izolasyon sebebi olur.
Hiperakuzi ise günlük çevresel seslere toleransın azalmasıdır. Başkaları için rahatsız edici olmayan sesler hiperakuzisi olan kişiler için tahammül edilmez olabilir. Sıklıkla kulak çınlaması ile birlikte görülür.  Hiperakuzisi olan kişinin işitmesi normal olabilir.
Tinnitus Retraining Therapy (TRT)
Tinnitus ve hiperakuzi terapisinde kullanılan etkili bir terapi yaklaşımıdır. Amaç, vücutta tinnitusa karşı oluşmuş tepkilerin alıştırma yoluyla giderilmesidir. Diğer bir söyleyişle, tinnitus sesine karşı olan tepkinin, diğer tün seslere karşı olan tepki gibi olması için beynin yeniden eğitilmesidir. Örnek vermek gerekirse, buzdolabının ya da fanın sesi oradadır, dikkatimizi verdiğimiz zaman onu duyarız ama bu ses bizi rahatsız etmez ve işimizi yapmaya devam edebiliriz. Tinnitus Retraning Therapy’nin iki bileşeni vardır. Birincisi hastaya verilecek danışmanlık, ikincisi ses terapisidir. Ses terapisi ses üreteçleri kullanılarak yapılır. TRT asla algılanan tinnitus sesini maskelemeyi amaçlamaz. Çünkü duyamadığımız bir ses karşı alışkanlık geliştiremeyiz.
Tinnitus Retraining Therapy kulak çınlaması tedavisi için tek yöntem değildir ancak en etkili yöntemlerden olduğu rahatlıkla söylenebilir.
Detay
Birçok insan kulak çınlaması yaşar ancak bundan rahatsız değillerdir ve hep duydukları diğer seslere alıştıkları gibi tinnitus sesine de alışırlar. Bazı insanlar için ise tinnitus devamlı farkında olunan bir sestir ve yaptıkları işe odaklanmalarına, iyi bir uyku uyumalarına ve nihayetinde yaşamdan keyif almalarına engel olacak hale gelmiştir. 
Tinnitustan rahatsız olanlar ve olmayanların algıladıkları sesin psikoakustik özellikleri benzerdir. İnsanlar arasındaki bu farklılığın sebebi nedir? Tinnitus Retraining Therapy bu soruya yanıt bulma çalışmaları sırasında ortaya çıkmış bir terapi modelidir. Temel bazı nörofizyolojik ve psikolojik prensipler üzerine kurulmuştur:

  • Bilgi algı sisteminde farklı seviyelerde işlenir ve sonuçta beynin üst merkezlerinde oluşan algıya her seviyenin katkısı vardır.
  • İşitsel sistemin beynin duyguları ve tehlike karşısında vücudun otomatik tepkilerini kontrol eden merkezleri ile kuvvetli bağlantıları vardır.
  • Sinir sistemi içindeki bağlantılar istenilen sinyali kuvvetlendirmek, istenmeyen sinyali azaltmak üzere devamlı modifiye olur.
  • Yeni ya da olumsuz deneyimlerle eşleşmiş sesler, vücudun kendini savunma mekanizması ile ilgili olan “savaş ya da kaç” tepkisini başlatan sistemleri uyarır. Bu sesin tekrarlanması da algısın kuvvetlendirirken onu baskılayacak diğer sinyallerin alınmasına engel olur. Pozitif ya da negatif çağrışımlar oluşturmayan sinyallerin tekrarlanması ise vücudun o sese olan tepkilerinin kaybolması ile sonuçlanır. Bu alışmadır.

Tinnitus Retraining Theray’nin iki bileşeni vardır. Birincisi  “danışmanlık” tır. Bu aşamada kulak çınlamasndan rahatsız olan kişiye tinnitus oluşma mekanizmaları, tinnitusun ses etkileri ayrıntılı şekilde açıklanır. İkinci bileşen “ses terapisi”dir. Ses terapisi için ses üreten araçlar kullanılır. İşitme kaybı olan ya da olamayan kişiler için farklı ses üreteçleri  kullanılır. Ses üreteçlerinin kullanım süresi her hasta için ayrı belirlenecek terapi protokolü ile belirlenir.  Ses üreteci kullanmaktaki amaç tinnitus sesini maskelemek değildir. İşitsel sistemde azalmış olan nöral aktiviteyi desteklemek için kullanılırlar.

                        

                      


Takip Edin

SESVAK

Valikonağı Caddesi Saroğlu Apartmanı No. 83 Daire 6
ŞİŞLİ - İSTANBUL - TÜRKİYE

Telefon: +902122916767
GSM: 0532 301 01 31